İletişim Bilgileri

Şifa Deneyimleri-31

Şifa Deneyimleri-31

Almanya’dan Cemile Hanım’ın Şifalanma Sürecindeki Deneyimleri
 
Bu yazıyı okuyan herkese merhaba.
 
Şifazane'den bir tesadüf sonucu haberim oldu. Aslında oğlumla ilgili başvurmuştum ancak kendisine yardımcı olunamayacağını öğrenince kendisinden bana sirayet eden olumsuzlukları şifalandırmaya karar verdim ve kısa bir süre önce Ferhat Bey ve Şehnaz Hanım ile seanslara başladık. Her ikisi de konularında gerçekten de uzman olan kişiler. Bu konularda yardıma ihtiyacı olduğunu hisseden herkese gönül rahatlığı ile önerebilirim.
 
Aşağıda size şifalanma sürecimden kısa özetlerle yaşadıklarımı aktarmaya çalışacağım. Yalnız şunu unutmamak gerekir ki, her kişi farklıdır ve herkes kendi birikimleriyle bağlantılı olarak bütün bu süreçleri farklı bir şekilde yaşayabilir. Ben his konularında fazla duyarlı olduğum için herşeyi hayli yoğun yaşadığımı söyleyebilirim. Ancak aynı duyarlıkta olmayan biri başlangıçta hiç birşey hissetmese dahi bu şifalar gelip Allahın izniyle kendisini bulacaktır.
 
Benimle en başta aslen Şehnaz Hanım ilgilendigi için ilk 3 gün Ferhat Bey'in telefondan yaptığı canlı şifa ayetleri okumasıyla birlikte paralel bir şifa dönemi de başlatılmış oldu. Benim şifalanma dönemim 45 gün olarak öngörüldü ve 3 gün önce de bu dönemi başlattık.
 
Aşağıda ilk olarak 3 günlük sesli okuma döneminden söz etmek istiyorum. Akabinde de haftalık olarak bu 45 günlük şifa döneminde yaşadıklarımı ve hissettiklerimi anlatmaya çalışacağım.
 
3 günlük okuma sırasında ve sonrasında yaşadıklarım ve hissettiklerim şu şekilde oldu: -
 
İlk gün başlamadan önce biraz heyecan yaptım haliyle, çünkü nelerle karşılaşacağınız konusunda başlangıçta en ufak bir fikriniz yok. Ama başladıktan sonra ve duaya kendimi verince bu heyecan yerini vucudumu saran tatlı bir sıcaklığa bıraktı. Bu sıcaklık önce midemde başladı, sonra göğüs kısmıma ve kollarıma yayıldı. Sonra yine mideme doğru indi ve orada kaldı. Ferhat Hoca okuma sırasında geğirme ve esneme olabileceğini söylemişti, ancak bunların hiçbiri bende olmadı, sadece sıcaklık hissettim. Her 3 günde de Ferhat Bey'in tavsiyesi üzerine okumadan ve duadan sonra ayaklarımı tuzlu ve sirkeli suda bekletip bu suyu döktüm. Zaten Ferhat Hoca duanın başında ve sonunda bilgilendirici konuşmalar yapıyor. Konuşmalarla birlikte ilk günkü okuma ve dua tam bir saat sürdü. İkinci ve üçüncü günkü dualar biraz daha kısa sürdü ama her seferinde de hemen hemen aynı şeyleri hissettim. Tek farkla ki, ikinci okumada sıcaklık ilk baştan itibaren üst bölgemi sardı ve sonra da okuma süresince kaldı. Üçüncü duada ise sıcaklık yerini çok kısa sürede bir serinliğe bıraktı ve yine aynı şekilde dua bitene kadar kaldı. Her 3 günde de geğirmeler bende telefonu kapattıktan sonra geldi. Herhalde telefonun başında bunları geri tuttuğum için olsa gerek...
 
Şifazane'de 1. hafta:
 
Ferhat Bey, sürece başlamadan önce size aydınlatıcı yazılı materyaller gönderiyor. Nasıl davranacaksınız, neler yapacaksınız, neler yapmayacaksınız, nelere dikkat edeceksiniz ve benzeri soruların cevapları gibi... Bunlara dikkat edip her tavsiye edileni uygularsanız sürecin sonundaki hedefe çok daha çabuk ve kalıcı olarak ulaşma konusunda kendi şifalanma sürecinize katkı sunmuş olursunuz. Özellikle de günlük yollanan ödevlerinizi yerine getirmenizi tavsiye ederim. Ben öyle yaptım ve iyi ki de bunu böyle yapmışım diyorum.
 
Giriş bölümünde de belirtmiş olduğum  gibi ben fazla duyarlı bir yapıya sahip olduğumdan bu ilk haftalık süreci de hayli derinden yaşadım.
 
Zaman zaman bu uzaktan tarafıma gönderilen enerjilerin vücuduma akışını, ağrılarımı adeta uyuşturuşunu ve vücuduma dalga dalga yayılışını birebir ve yakinen hissettim. Hatta zaman zaman bazı güzel misk kokuları eşliğinde... Bu konuda daha fazla detay vermek istemiyorum, çünkü birincisi bunlar çok özel şeyler ve ikincisi bunu herkes farklı şekillerde yaşayabilir.
 
Tabii ki inişli çıkışlı bir süreç bu. Örneğin bir saat iyi hissettikten sonra  yeniden yavaş yavaş veya ani bir düşüş yaşayabiliyorsunuz ve bunların çok normal olduğunu hocalarınız tarafından öğreniyorsunuz. Örneğin ben zaman zaman çok şiddetli baş ağrıları ve ayak /bacak uyuşmaları yaşadım. Zaman zaman da mide ve barsaklarımda hareketlenmeler oldu. Ama çok şükür ki bunlar uzun süreli değil ve tüm bunların şifalanma sürecinin birer parçası olduğunu biliyorsunuz.
 
Ben her sabaha karşı birtakım rüyalar görüp hatırladıklarımı hocalarımızla paylaştım. Bu konuda her seferinde geri dönüş olmasa dahi bunları çalışmalarında kullandıklarını öğrenip içimi rahatlattım.
 
Henüz sadece  bir hafta geçmesine rağmen kendimi gayet iyi hissediyorum ve bunun en az  bu şekilde kalması ve hatta daha iyiye gitmesi için de dua ediyorum.
 
Şifazane'de 2. Hafta
 
Bugün, süreç başlamadan önce bana şifalanma dönemi boyunca en az üç kez uygulanacağı söylenen yaklaşık bir saatlik ilk Eğitim Buluşmasını Şehnaz Hanım ile birlikte gerçekleştirdik.
 
Aslında bu görüşmenin normal şartlarda 15. günden sonra yapılması planlanıyormuş. Ancak ben oldukça istekli olduğum için beni kırmayıp ilk eğitim görüşmesini öne aldılar ve sağ olsunlar bunu sürecimin henüz 8. gününde gerçekleştirdiler.
 
Görüşme benim açımdan son derece verimli geçti.
 
Şehnaz Hanım bana üzerinde uzun süre düşüneceğim birçok soru yöneltti ve farklı düşünce kalıpları kazandırmaya çalıştı. Özellikle bazı konular üzerinde daha derin düşünmemi istedi.
 
Daha önce terapi deneyimi yaşamış olanlar için bunu kısmen bir terapi seansı gibi düşünebilirsiniz. Ancak burada sadece yaşanan olaylar konuşulmuyor; aynı zamanda olaylara bakış açınız, düşünce biçiminiz ve bunların hayatınıza nasıl yansıdığı da ele alınıyor.
 
Verilen teorik bilgilerin yanı sıra günlük hayattan örneklerle anlatılan konular daha anlaşılır hâle geliyor ve zihninizde daha iyi yer ediyor.
 
Daha sonra ise sizi zihinsel olarak meşgul eden, çözmekte zorlandığınız veya hayatınızı olumsuz etkileyen konular üzerinde konuşma derinleşiyor.
 
Görüşmenin sonunda ise, uzun süre üzerinde düşüneceğiniz bazı sorularla baş başa kalıyorsunuz. Çünkü yıllardır içinizde taşıdığınız problemlerin çözümlerini başkalarının sizin yerinize bulması mümkün değil. Asıl önemli olan, doğru sorular sayesinde bu cevapları kendi içinizde aramaya başlamanız.
 
Aslında bu soruların cevaplarını ararken gösterdiğiniz çaba da bir bakıma sonraki günlerde yapacağınız manevi ev ödevinin bir parçasını oluşturuyor.
 
Ben bu görüşmeden oldukça memnun ayrıldım.
 
Şehnaz Hanım'a bu güzel yönlendirmeleri için tekrar teşekkür ediyorum. Bana verdiği düşünce materyallerinin ve farklı bakış açılarının, şifalanma sürecim boyunca kendi içimde oluşturacağım olumlu duygu ve düşünceleri güçlendireceğine inanıyorum.
 
Bunun bana neler kazandıracağını ise zaman içerisinde kendi hayatımda yaşayarak göreceğim konusunda oldukça umutluyum.

Okuyan herkese tekrar merhabalar.
 
Buradan itibaren ikinci haftanın geri kalan kısmında yaşadıklarımı paylaşmak istiyorum.
 
Benim açımdan ikinci hafta oldukça yoğun ve zaman zaman da zorlayıcı geçti.
 
Bazı günler kendimi son derece iyi hissederken, bazı günler ise kalbimde ağrılar, nefes darlığı, bütün vücudumda kaşıntı, batma, tırmalanma ve iğnelenme hissi gibi farklı fiziksel hareketlenmeler yaşadım.
 
Özellikle bu deri hareketlenmeleri ikinci haftanın sonlarına doğru oldukça yoğunlaştı. Açıkçası o anlarda oldukça endişelendim ve korktum. Durumu vakit kaybetmeden hocalarımıza bildirdim.
 
Bunun yanı sıra, şifalanma sürecine başlamadan önce de zaman zaman yaşadığım ve "sisli beyin" olarak tarif ettiğim zihinsel bulanıklık hissi o gün çok yoğun şekilde tekrar ortaya çıktı.
 
Neredeyse bütün gün boyunca kendimi hiçbir şey yapmak istemeyecek kadar yorgun ve tükenmiş hissettim. Adeta zihnim durmuş gibiydi.
 
Ancak Allah razı olsun, hocalarımız bu süreçte beni yalnız bırakmadılar.
 
Ferhat Bey durumu ayrıntılı şekilde inceleyerek gerekli değerlendirmeleri yaptı.
 
Şehnaz Hanım ise benimle birebir çalıştığı için hem dualarıyla hem de yaptığı manevi destek çalışmalarıyla yanımda oldu.
 
Günün sonunda her iki hocamızın da destekleri sayesinde kendimi belirgin şekilde daha iyi hissetmeye başladım ve maruz kaldığımı düşündüğüm bu yoğun olumsuzluk hâli hafifledi.
 
Sonrasında da kaldığımız yerden sürecimize devam ettik ve hâlâ da ediyoruz.
 
Böylesine kısa bir sürede bana destek oldukları ve kendimi yalnız hissettirmedikleri için kendilerine gönülden teşekkür ediyorum.
 
Allah her ikisinden de razı olsun.
 
Daha önümüzde uzun bir yol var. Çünkü benim için başlangıçta toplam 45 günlük bir çalışma planlanmıştı.
 
Şimdi büyük bir merak ve umutla bu sürecin sonunda yaşayacağım değişimleri beklemeye devam ediyorum.
 
Şifazane'de 2. Haftanın Devamı
 
İkinci haftada yaşadığım fiziksel ve zihinsel yoğunlukların yanı sıra, geceleri gördüğüm rüyalar da bütün canlılığıyla devam etti. Özellikle sabaha karşı gördüğüm rüyalar hem sayıca fazlaydı hem de oldukça ayrıntılıydı.
 
Bazen bu rüyaların bir kısmını hatırlayabiliyor, bazen ise yalnızca bende bıraktığı hissi taşıyabiliyordum. Hatırlayabildiğim bölümleri fırsat buldukça Şehnaz Hanım ile paylaştım. Kendisi de, benim de düşündüğüm gibi, bunların şifalanma sürecinde zaman zaman karşılaşılabilecek doğal yansımalar olabileceğini ifade etti.
 
Dikkatimi çeken bir başka husus ise, rahmetli annemin, babamın ve ağabeyimin rüyalarımda sıkça yer almalarıydı. Neredeyse her gece onları farklı şekillerde görüyordum. Şehnaz Hanım, onlar adına sadaka vermemin uygun olabileceğini söyledi. Açıkçası ben de zaten aynı düşüncedeydim. İnşallah ilk fırsatta bunu yerine getirmeyi Rabbim nasip eder.
 
Rüyalarımı anlatacak olsam herhâlde "otuz iki kısım tekmili birden" demem yanlış olmaz. Birbirinden bağımsız, bazen anlamlandırmakta zorlandığım, bazen de üzerinde uzun uzun düşündüğüm birçok rüya gördüm. Kim bilir, belki de bütün bunların benim anlayamadığım birtakım hikmetleri vardır diye düşünmeden edemiyorum.
 
Bu on dört günlük süreç boyunca yalnızca bir iki gece dışında hemen her gece bu rüyalarla meşgul oldum. Sabah uyandığımda bazen dinlenmiş hissediyor, bazen de zihnimde taşıdığım bu yoğunluk sebebiyle uzun süre düşüncelere dalıyordum.
 
Bu arada değinmeden geçemeyeceğim başka bir konu daha var.
 
Şehnaz Hanım ile yaptığımız yaklaşık bir saatlik telefon görüşmesinde, onun yönlendirdiği sorular sayesinde problemimin asıl kaynağına ulaştığımı zannetmiştim. O an gerçekten doğru noktayı bulduğumu düşünüyordum.
 
Fakat günler ilerledikçe aynı duyguların zaman zaman yeniden ortaya çıktığını görünce, meselenin aslında düşündüğüm kadar basit olmadığını fark ettim.
 
Demek ki insan bazen kendi iç dünyasını tanıdığını zannetse de, çözülmesi gereken katmanlar sandığından daha derin olabiliyor.
 
Bu nedenle bir sonraki görüşmemizde yine bu konu üzerinde durmanın benim adıma daha faydalı olacağını düşünüyorum.
 
Şifalanma sürecinde dikkatimi çeken bir başka konu da, özellikle geceleri tekrar uyandıktan sonra ve sabaha karşı hissettiğim manevi desteklerdi.
 
Bazı geceler yeniden yatağıma döndüğümde, bütün vücudumda hafif bir uyuşukluk hissediyor, ardından sanki bedenimin içinden yumuşak bir akış geçiyormuş gibi tarif etmekte zorlandığım bir rahatlama yaşıyordum.
 
Bu anlarda ağrılarımın hafiflediğini, nefes alış verişimin daha düzenli hâle geldiğini ve zihnimdeki dağınıklığın yerini daha berrak bir düşünce hâlinin aldığını hissediyordum.
 
Doğrusunu söylemek gerekirse, bütün bunları bu kadar belirgin yaşayabileceğimi hiç tahmin etmezdim.
 
Fakat yine ilk günden beri söylediğim gibi, bunlar tamamen benim şahsi tecrübelerimdir. Her insanın aynı şeyleri yaşayacağını söylemek doğru olmaz. Kimileri çok farklı hissedebilir, kimileri ise hiçbir belirti fark etmeyebilir. Bunun son derece doğal olduğunu düşünüyorum.
 
Bir noktaya daha özellikle değinmek istiyorum.
 
Şifalanma sürecinde insan sadece güzel hisler yaşamıyor. Nasıl ki bazı günler kendinizi daha huzurlu ve daha hafif hissediyorsanız, bazı günlerde de şikâyetleriniz geçici olarak artabiliyor.
 
Örneğin bende zaman zaman ağrılarımın arttığı, vücudumda seğirmelerin olduğu, eski bazı rahatsızlıkların yeniden kendisini hatırlattığı dönemler oldu.
 
İlk zamanlarda bunların olumsuz bir gelişme olabileceğini düşündüğümü itiraf etmeliyim.
 
Ancak hocalarımız bunun her zaman böyle değerlendirilmemesi gerektiğini, bazı durumların sürecin doğal bir parçası olarak da ortaya çıkabileceğini anlattılar.
 
Bu açıklamalar beni oldukça rahatlattı.
 
Çünkü insan yaşadığı şeyi anlamlandırabildiğinde, korkuları da büyük ölçüde azalıyor.
 
Bugün geriye dönüp ikinci haftama baktığımda şunu söyleyebilirim:
 
Bu hafta bana en çok sabretmeyi öğretti.
 
İnsan bazen yaşadığı sıkıntının hemen bitmesini istiyor. Fakat bazı değişimlerin zamana ihtiyaç duyduğunu kabul etmek de bu yolculuğun önemli bir parçasıymış.
 
Ben de bunu yavaş yavaş öğrenmeye başladığımı hissediyorum.
 
Şimdilik önümde daha uzun bir yol var.
 
Fakat artık ilk günkü kadar endişeli değilim.
 
Çünkü ne zaman zorlandığımı hissetsem, bunun geçici olabileceğini biliyor ve sabırla yoluma devam etmeye çalışıyorum.
 
Rabbim inşallah bundan sonraki günlerde de hayırlısını nasip eder.
 
Şifazane'de 3. Hafta
 
Okuyan herkese tekrar merhabalar.
 
Bugün itibarıyla şifalanma sürecimin üçüncü haftasını da geride bırakmış bulunuyorum. İlk iki haftayı düşündüğümde, bu haftanın bende bıraktığı en belirgin his, iç dünyamda yavaş yavaş oluşmaya başlayan bir sakinlik oldu.
 
Elbette her şey bir anda değişmedi. Zaman zaman yine kendimi yorgun hissettiğim, eski ağrılarımın hafif de olsa yeniden kendisini hatırlattığı günler oldu. Bazı geceler uykularım yine bölündü, sabaha karşı yoğun rüyalar görmeye devam ettim.
 
Fakat bu defa dikkatimi çeken önemli bir fark vardı.
 
Artık yaşadığım her durumu ilk günlerdeki gibi endişeyle karşılamıyordum.
 
İnsan bilmediği şeyden korkuyor. Ben de sürecin başında, vücudumda meydana gelen her değişikliği büyük bir dikkat ve zaman zaman da kaygıyla takip ediyordum.
 
Şimdi ise aynı belirtiler olduğunda, bunların geçici olabileceğini düşünerek kendimi daha kolay sakinleştirebildiğimi fark ediyorum.
 
Sanırım insan, yaşadıklarını anlamlandırmaya başladıkça korkuları da yavaş yavaş azalıyor.
 
Bu hafta boyunca yine günlük çalışmalarımı aksatmamaya gayret ettim. Gönderilen ödevleri mümkün olduğunca aynı gün yapmaya çalıştım. Çünkü artık daha iyi anlıyorum ki, bu süreç yalnızca yapılan manevi çalışmalarla değil, insanın kendi gayretiyle de ilerliyor.
 
Şehnaz Hanım'ın üzerinde düşünmem için verdiği sorular zihnimde hâlâ canlılığını koruyor.
 
Bazen mutfakta yemek hazırlarken...
 
Bazen yürüyüş yaparken...
 
Bazen de gece uyuyamadığım saatlerde kendimi bu sorular üzerine düşünürken buluyorum.
 
İşin ilginç tarafı ise, cevapların hemen gelmemesi. Yıllarca doğru bildiğiniz bazı düşüncelerin aslında size yük olduğunu fark etmek kolay olmuyor.
 
İnsan, kendisini tanıdığını zannediyor. Fakat biraz durup gerçekten dinlemeye başladığında, içinde yıllardır sessizce bekleyen birçok duygu olduğunu da görüyor.
 
Sanırım benim için bu haftanın en önemli kazanımlarından biri de buydu.
 
Kendimi yargılamadan dinlemeyi öğrenmeye başlamak...
 
Bu hafta rüyalarım yine devam etti. Rahmetli annemi ve babamı yine birkaç defa gördüm. Artık bu rüyalar beni eskisi kadar şaşırtmıyor. Sabah uyandığımda onları hayırla yâd ediyor, ruhlarına dualar gönderiyor ve Rabbim kabul ederse yapmaya niyet ettiğim sadakayı bir an önce yerine getirmeyi diliyorum.
 
Bazı geceler yine yatağıma döndüğümde bütün bedenimi kaplayan hafif bir rahatlama hissi yaşadım. Bunu tarif etmek gerçekten kolay değil. Sanki uzun zamandır sırtımda taşıdığım görünmez bir yük, kısa da olsa hafifliyormuş gibi hissediyorum.
 
Ağrılarım tamamen geçti diyemem. Fakat bazı zamanlarda belirgin şekilde azaldığını söyleyebilirim.
 
Özellikle zihnimdeki bulanıklığın eskisine göre daha kısa sürdüğünü fark etmeye başladım. Eskiden saatlerce devam eden o ağırlık hissi artık daha çabuk dağılıyor. Bunun beni en çok sevindiren gelişmelerden biri olduğunu söyleyebilirim.
 
Bu hafta dikkatimi çeken bir başka konu ise, hayata bakışımda küçük değişikliklerin başlaması oldu. Eskiden beni hemen üzen veya kıran bazı meselelerin üzerinde artık eskisi kadar uzun süre durmadığımı fark ediyorum.
 
Bu değişimin sebebi yalnızca yaşadığım çalışmalar mıdır, yoksa kendi iç muhasebem midir, bunu kesin olarak söyleyemem. Belki de ikisinin birlikte bana katkısı olmuştur. Ancak şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, olaylara verdiğim tepkilerde yavaş yavaş bir yumuşama hissediyorum.
 
İnsan yaşı ilerledikçe kendisini tanıdığını düşünüyor. Hâlbuki öyle zamanlar geliyor ki, yıllardır fark etmediğiniz yönlerinizle yeniden karşılaşıyorsunuz. Ben bu süreci biraz da buna benzetiyorum.
 
Sanki insanın kendi içine yaptığı uzun bir yolculuk gibi... Bu yolculukta bazen yoruluyor, bazen durup dinleniyor, bazen de daha önce hiç fark etmediği manzaralarla karşılaşıyor.
 
Şimdilik yolun henüz başlarında olduğumu biliyorum.
 
Öğreneceğim daha çok şey olduğunu da hissediyorum.
 
Fakat bugün dönüp ilk günüme baktığımda, korkularımın yerini yavaş yavaş merakın ve tevekkülün almaya başladığını söyleyebilirim.
 
Rabbim bundan sonraki günlerde de bana sabır, metanet ve doğruyu görebilecek bir gönül nasip etsin.
 
Bu satırları okuyan herkese de sağlık, huzur ve gönül ferahlığı diliyorum.
 
Şifazane’de 4. Hafta
 
Okuyan herkese tekrar merhabalar.
 
Dördüncü haftaya geldiğimde artık sürecin bende bıraktığı en belirgin hissin “kabullenme” olduğunu söyleyebilirim. İlk günlerdeki yoğun merak, zaman zaman yerini daha sakin ve daha dengeli bir gözleme bıraktı.
 
Artık yaşadığım her şeyi sürekli analiz etme ihtiyacı duymuyordum. Vücudumda zaman zaman ortaya çıkan bazı belirtiler hâlâ oluyordu; fakat bunları ilk haftalardaki gibi büyütmeden, daha sakin karşılamaya başladığımı fark ettim.
 
Bu durum benim için önemli bir değişimdi. Çünkü insan bilmediği şeyden korkuyor; fakat zaman geçtikçe o bilinmezlik yerini alışkanlığa ve anlayışa bırakıyor.
 
Bu hafta rüyalarım yine devam etti. Ancak artık bu rüyalar beni eskisi kadar sarsmıyordu. Sabah uyandığımda onları daha çok bir hatırlama hâliyle karşılıyor, içimde bir tedirginlik oluşmadan günün akışına devam edebiliyordum.
 
Rahmetli aile fertlerimi yine gördüğüm geceler oldu. Bu durum beni artık korkutmaktan ziyade duygulandırıyor ve onların ruhlarına dua etme isteğimi artırıyordu.
 
Şehnaz Hanım ile yaptığımız görüşmelerde ise kendimle ilgili bazı düşünce kalıplarını daha net görmeye başladım. Aslında uzun zamandır taşıdığım bazı duyguların, farkında olmadan hayatımı nasıl etkilediğini daha iyi anlamaya başladığımı söyleyebilirim.
 
Bunu tamamen çözmüş olduğumu iddia edemem; fakat en azından artık neyle karşı karşıya olduğumu daha net görebiliyorum. Bu da başlı başına önemli bir farkındalık gibi geliyor bana.
 
Geceleri zaman zaman yine bedenimde hafif dalgalanmalar hissettim. Bazen uyandığımda kısa süreli bir huzursuzluk, bazen de tam tersine hafif bir rahatlama hissi oluyordu. Fakat bu hafta en dikkat çekici değişim, bu hislerin beni artık eskisi kadar etkilememesiydi.
 
Sanki içimde yavaş yavaş gelişen bir “güven” duygusu vardı. Her şeyin daha büyük bir bütünün parçası olabileceğini düşünmek, beni daha sakin bir noktaya taşıyordu.
 
Bu hafta kendimle ilgili en önemli gözlemim ise şuydu:
 
Artık yaşadıklarımı düzeltmeye çalışmaktan çok, onları anlamaya çalışıyordum. Bu küçük gibi görünen değişimin aslında oldukça büyük bir dönüşüm olduğunu hissediyorum. İnsan bazen hayatı değiştirmek isterken, aslında önce bakış açısını değiştirmesi gerektiğini fark ediyor. Benim için dördüncü hafta biraz da bu farkındalığın haftası oldu.
 
Şifazane’de 5. Hafta
 
Beşinci haftaya geldiğimde artık sürecin bende daha derin bir yerleşme hâline geçtiğini hissediyordum.
 
İlk haftalardaki iniş çıkışlar büyük ölçüde azalmıştı. Elbette tamamen ortadan kalktığını söyleyemem; fakat artık bu dalgalanmalar beni eskisi gibi zorlamıyordu.
 
Günlük hayatıma daha rahat adapte olabildiğimi fark ettim.
 
Sabah uyandığımda hissettiğim ilk duygu çoğu zaman bir yorgunluk değil, daha sakin bir kabulleniş oluyordu.
 
Bu hafta boyunca zaman zaman geçmişe dair bazı anılar zihnime geldi. Özellikle uzun yıllar boyunca taşıdığımı fark ettiğim bazı duyguların, aslında bugün hissettiklerimle nasıl bağlantılı olabileceğini düşünmeye başladım.
 
Bu farkındalık zaman zaman beni duygulandırdı, zaman zaman da içsel bir sorgulamaya itti. Fakat artık bu sorgulama korkutucu değildi. Aksine, kendimi daha iyi tanımama yardımcı olan bir süreç gibi görünüyordu.
 
Şehnaz Hanım ile yaptığımız görüşmelerde de bu konular üzerinde daha derin şekilde durduk. Kendime dair fark etmediğim bazı yönleri görmek, ilk başta kolay olmasa da zamanla bana daha fazla açıklık kazandırdı.
 
Ferhat Bey’in süreçle ilgili yaptığı açıklamalar da bu dönemde benim için daha anlamlı hâle gelmeye başladı. Artık sadece “yaşadığım şeyleri anlamaya çalışmak” yerine, bu sürecin bütününü daha geniş bir çerçeveden değerlendirmeye başladığımı söyleyebilirim.
 
Bu haftanın benim için en önemli farkı şuydu:
 
Kendime karşı daha yumuşak olmayı öğrenmeye başlamıştım. Geçmişte kendime karşı daha sert ve eleştirel olduğumu fark ettim. Şimdi ise bazı şeyleri daha anlayışla karşılamaya başladığımı hissediyorum.
 
Rüyalarım ise hâlâ devam ediyordu, fakat artık onları bir mesaj ya da işaret arayışıyla değil, daha çok iç dünyamın yansımaları olarak görmeye başlamıştım. Bu da beni zihinsel olarak daha rahat bir noktaya taşıdı.
 
Genel olarak baktığımda, beşinci hafta bana daha fazla iç huzur ve daha fazla kabullenme getirmiş gibi görünüyor. Elbette yolun tamamen sonuna gelmiş değilim. Fakat artık başlangıçtaki o belirsizlik ve yoğun kaygı hâlinin yerini daha dengeli bir ruh hâli aldığını söyleyebilirim. Ve belki de en önemlisi…
 
Bu süreç bana her şeyin bir anda değil, zaman içinde ve yavaş yavaş değiştiğini öğretiyor. Rabbim bu yolculuğu hayırlı bir şekilde tamamlamayı nasip etsin.
 
45 Günlük Şifa Yolculuğumun Son Değerlendirmesi
 
Okuyan herkese tekrar merhaba.
 
Bu satırları, 45 günlük şifalanma sürecimin sonuna gelmiş biri olarak yazıyorum. Geriye dönüp baktığımda, aslında yalnızca bir süreci değil; kendi iç dünyama doğru yaptığım uzun ve sessiz bir yolculuğu tamamlamış gibi hissediyorum.
 
İlk günleri düşündüğümde, içimde yoğun bir merakla birlikte belirgin bir tedirginlik de vardı. Vücudumda ve zihnimde yaşadığım her değişimi dikkatle izliyor, çoğu zaman anlamlandırmaya çalışıyordum. O günlerde belirsizlik duygusu daha baskındı.
 
Bugün ise geriye baktığımda, aynı olaylara çok daha farklı bir gözle bakabildiğimi fark ediyorum.
 
Süreç boyunca zaman zaman inişler ve çıkışlar yaşadım. Bazı günler kendimi oldukça iyi ve dengede hissederken, bazı günler fiziksel ve zihinsel olarak daha zorlayıcı anlarım oldu. Fakat zamanla öğrendiğim en önemli şey, bu dalgalanmaların sürecin doğal bir parçası olabileceğiydi.
 
Artık her değişimi bir tehdit gibi algılamak yerine, daha sakin bir şekilde gözlemleyebildiğimi söyleyebilirim.
 
Rüyalarım bu süreç boyunca devam etti. Özellikle sabaha karşı gördüğüm rüyalar zaman zaman oldukça yoğun ve anlamlı hissediliyordu. İlk zamanlarda bu durum beni daha fazla etkilerken, ilerleyen haftalarda onları daha doğal bir iç yansıma olarak görmeye başladım.
 
Rahmetli aile büyüklerimi gördüğüm rüyalar ise benim için ayrı bir anlam taşıdı. Bu durum zaman zaman duygusal olarak beni etkiledi; ancak aynı zamanda dua etme ve onları hayırla yâd etme isteğimi de artırdı.
 
Süreç boyunca Şehnaz Hanım ile yaptığımız görüşmeler ve Ferhat Bey’in yönlendirmeleri benim için önemli bir rehberlik oldu. Özellikle bana yöneltilen sorular, kendi iç dünyamı daha yakından tanımama vesile oldu.
 
Bazen insan, kendi hayatını çok iyi bildiğini düşünür. Fakat bazı sorularla karşılaştığında, aslında fark etmediği ya da görmezden geldiği birçok duygunun içinde biriktiğini fark edebiliyor.
 
Benim için bu süreç biraz da böyle bir farkındalık alanı oldu.
 
Günlük yaşamıma döndüğümde ise en çok hissettiğim değişim, olaylara verdiğim tepkilerdeki yumuşamaydı. Eskiden daha hızlı ve keskin tepkiler verdiğim bazı durumlarda, artık daha sakin kalabildiğimi fark ediyorum.
 
Bu değişimin kalıcı olup olmayacağını zaman gösterecek elbette. Ancak en azından şu anki hâlimle, kendimi daha dengeli ve daha farkında hissediyorum.
 
Şunu özellikle vurgulamak isterim ki, bu yazdıklarım tamamen benim şahsi deneyimlerimdir. Her insanın süreci farklı olabilir. Herkes aynı şeyleri aynı şekilde yaşamayabilir. Bu nedenle burada paylaştıklarım, yalnızca kendi yolculuğuma dair gözlemlerimdir.
 
Bugün geldiğim noktada, bu süreci bir “hızlı çözüm” ya da bir “anında değişim” olarak değil; zamana yayılan bir iç dönüşüm olarak değerlendiriyorum.
 
İnsan bazen değişimin büyük ve ani olacağını zannediyor. Oysa benim deneyimim, değişimin daha çok küçük farkındalıklarla ve zaman içinde oluştuğunu gösterdi.
 
Ferhat Bey ve Şehnaz Hanım’a, bu süreç boyunca gösterdikleri ilgi, yönlendirme ve destek için teşekkür ediyorum. Kendilerinin katkıları benim için kıymetliydi.
 
Son olarak şunu söyleyebilirim:
 
Bu yolculuk bana en çok sabretmeyi, gözlemlemeyi ve kendime karşı daha anlayışlı olmayı öğretti.
 
Şimdi geriye dönüp baktığımda, başlangıçtaki ben ile bugünkü ben arasında hissedilebilir bir fark olduğunu söyleyebiliyorum.
 
Rabbim bu süreçte emeği geçen herkesten razı olsun.
 
Bu satırları okuyan herkese de sağlık, huzur ve hayırlı bir yaşam diliyorum.



Telefon
Telegram
WhatsApp
instagram